11 Aralık 2018 Salı

Bitkiler Kimden Şekvacı

90 defa okundu

BİTKİLER KİMDEN ŞEKVACI

Gelin sizle tanışalım,
Ekolojik düşünelim,
İcraatı görüşelim,
Tabiatı kim kirletti ?

Ey israfçı, kanaatsiz,
Ey kirli ve nezafetsiz,
Nefs esiri insanoğlu,
Medeni (!) ve merhametsiz.

Her şeyi bilirim sandın,
Kendi kendini aldattın,
Genlerimi sen kirlettin,
İşte şimdi sen de yandın (!).

Size hizmet, tek derdimiz,
Bizi niçin hor gördünüz,
Tahribatı hak sandınız,
Tamirde göster kendini.

Hırsı için araştırıp,
Genimizi karıştırıp,
Hayvanlarla bulaştırıp,
Bizi GDO yaptınız.

Koca dünya yetmez size,
Baskı, tehdit arttı bize,
Dede-torun farklı oldu,
Ne deyim utanmaz yüze

Unutturdun aslımızı, 
Kirlettiniz neslimizi, 
5 Haziran Çevre Günü,
Keseceğiz sesinizi.

Yapacak, yakacak derken,
Fikir eyle yemek yerken,
Maden ocağı açarken,
Yuvamı başa yıktınız.

Bazen sucul, bazen dağlı, 
Çayır, ova, tarla, bağlı,
Sanma, ağaç kesen kârlı,
Ağaçsız ülke yurt değil (!).

Odanızın koltuğuyuz,
Düşkünlerin değneğiyiz.
Sizden daha medeniyiz,
Dünyayı biz kirletmedik (!).

Çok hikmetimiz yaprakta,
Sanki beynimiz toprakta,
"Doğal" deyip geçiştirdin,
Çok zorlandın anlamakta.

Çalış, oku, boşa durma,
Buğday, Zeytin, İncir, Hurma,
Cennettendir, sual sorma,
Vatanı kutsal topraklar.

Süper güçlere inanma,
Hastanelere güvenme,
"Doktorlarım çoktur" deme,
Sentetik ilaç hoş değil.

Akıllıyım diyen ey kul,
Rabbin hikmetine ram ol,
Yaratılış en doğru yol,
Apomiksis (zürriyetsiz) yapman bizi.

Prof.Dr. Hasan Özçelik
(10.06.2018, Isparta)

Hikayesi

İnsanoğlunun dünyayı hırsı ve aç gözlülüğü uğruna kısa sürede tüketmesine ve kirletmesine bir misal olarak bitkilerin insanoğluna sitemini anlatmak amaçlı olarak bu şiir yazılmıştır. Genleri değiştirilmiş organizmaların gelecekte insanoğlunun başına ne felaketler açacağını tahmin etmekten bile aciziz. "Temiz çevre" demek caddelerin pırıl pırıl olması demek anlamına gelmez. Dağlar maden ocaklarıyla, sular ve topraklar pestisidlerle, zararlı atıklarla, organizmalar genleri değiştirilerek kirletilmektedir. Unutulmamalıdır ki 2 milyondan fazla canlı türünün yaşadığı gezegenimizde çevreye ve diğer canlılara en zararlı tür; Homo sapiens (İnsan) türüdür. Akıllı anlamına gelen "sapiens" bilimsel adlandırmada tür epiteti olarak seçilmiştir. Bu sıfat insanların ne kadarı için geçerlidir, takdirini okurlamıza bırakıyoruz. Dünyayı kirletenler şimdi başka gezegenlerde hayat aramaya başladılar.... Genetik kirlilik olarak ifade edilen GDO'lu ürünler üzerine araştırma yapmak ve yayınlamak günümüz şartlarında çok zordur. Bu zorluktan istifade ederek bazı bilim insanları "GDO'nun zararı üzerine araştırma yok, zararı olsaydı bulunurdu" gibi ifadelerle icraatlarını haklı çıkarmaya çalışmaktadırlar. Afrika ülkeleri başta olmak üzere açlık ve sefillikten ölen insanlara kalitesiz de olsa bir gıda ve ilaç yardımının insani bir davranış olduğundan bahsetmektedirler. Kalitesiz gıda ve ilaç üretmek zorunda mıyız? Mesela sentetik ilaçların yan etkilerini azaltmaya yönelik kaç araştırma/proje var? Acaba dünyada giderek artan hastalıkların bir sebebi de GDO'lu ürünler olabilir mi? Günü kurtarmak ve gelecek nesillerin genetik yapısını bozmak akıllılık, bilimsellik mi? Neden hala hür dünyanın %80'ne varan halkları doğal ürün ve ilaç peşinde ! Hümanist masallarla dünyayı aldatmaya çalışan süper güçler silaha yaptıkları yatırımı kaç tane göçmen, aç ve yoksul insana yapabildiler ve yapıyorlar... sorgulanması gerekir. Bir insanlık dramı karşısında hangi ülkelerin yardıma koştuğu ve bu ülkelerin ekonomik, kültürel ve maneviyat durumları insanlığın dikkatine sunulmalıdır. Tabiattaki nizam ve intizam en doğru şekilde tanzim edilmiştir, bir tesadüf eseri değildir. Bu nizamı menfeatleri uğruna bozanlar da sonuçlarını gördükten sonra nedamet edeceklerdir. Canlıların ve tabiatın yapısı bozuldukça gezegenimiz yaşanmaz hale geliyor. Kıyametimizin (toplu ölümlerin) bu şekilde olma ihtimali vardır. Bitkilerde kısırlık, insanlarda kısırlığa sebep olmaktadır. Çekirdeksiz meyveler rağbettedir. Bunun sonucunda tüp bebek üniteleri artmaktadır. Arıların toplu ölümlerini kıyameti olarak düşünmeli ve ibret almalıyız. Bel ki çok sayıda dikkatimizi çekmeyen diğer türlerden de toplu ölümler vardır. Bitki ve hayvan türlerinden bazılarının nesli tehlikede veya yok olmuştur. Neden? Nükleer bombaların zararları ne kadar vahimdir? Bu zülmü nasıl alkışlayabilir veya hoş görebiliriz.Allah insaf versin !. 

Ne yiyorsanız O'sunuz sözünü hatırlayalım, ilaçları da bünyemizin bir gıda olarak algıladığını düşünerek kendi geleneksel ürünlerimize, organik tarıma ve halk hekimliğine dönmenin yollarını araştıralım. Atalarımızın tecrübelerini değerlendirmeye daha fazla mesai harcayalım. Kurtuluşumuz kendi yağımızla kavrulmakta ve kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinde yatmaktadır.

 

İnsanoğlunun dünyayı hırsı ve aç gözlülüğü uğruna kısa sürede tüketmesine ve kirletmesine bir misal olarak bitkilerin insanoğluna sitemini anlatmak amaçlı olarak bu şiir yazılmıştır. Genleri değiştirilmiş organizmaların gelecekte insanoğlunun başına ne felaketler açacağını tahmin etmekten bile aciziz. "Temiz çevre" demek caddelerin pırıl pırıl olması demek anlamına gelmez. Dağlar maden ocaklarıyla, sular ve topraklar pestisidlerle, zararlı atıklarla, organizmalar genleri değiştirilerek kirletilmektedir. Unutulmamalıdır ki 2 milyondan fazla canlı türünün yaşadığı gezegenimizde çevreye ve diğer canlılara en zararlı tür; Homo sapiens (İnsan) türüdür. Akıllı anlamına gelen "sapiens" bilimsel adlandırmada tür epiteti olarak seçilmiştir. Bu sıfat insanların ne kadarı için geçerlidir, takdirini okurlamıza bırakıyoruz. Dünyayı kirletenler şimdi başka gezegenlerde hayat aramaya başladılar.... Genetik kirlilik olarak ifade edilen GDO'lu ürünler üzerine araştırma yapmak ve yayınlamak günümüz şartlarında çok zordur. Bu zorluktan istifade ederek bazı bilim insanları "GDO'nun zararı üzerine araştırma yok, zararı olsaydı bulunurdu" gibi ifadelerle icraatlarını haklı çıkarmaya çalışmaktadırlar. Afrika ülkeleri başta olmak üzere açlık ve sefillikten ölen insanlara kalitesiz de olsa bir gıda ve ilaç yardımının insani bir davranış olduğundan bahsetmektedirler. Kalitesiz gıda ve ilaç üretmek zorunda mıyız? Mesela sentetik ilaçların yan etkilerini azaltmaya yönelik kaç araştırma/proje var? Acaba dünyada giderek artan hastalıkların bir sebebi de GDO'lu ürünler olabilir mi? Günü kurtarmak ve gelecek nesillerin genetik yapısını bozmak akıllılık, bilimsellik mi? Neden hala hür dünyanın %80'ne varan halkları doğal ürün ve ilaç peşinde ! Hümanist masallarla dünyayı aldatmaya çalışan süper güçler silaha yaptıkları yatırımı kaç tane göçmen, aç ve yoksul insana yapabildiler ve yapıyorlar... sorgulanması gerekir. Bir insanlık dramı karşısında hangi ülkelerin yardıma koştuğu ve bu ülkelerin ekonomik, kültürel ve maneviyat durumları insanlığın dikkatine sunulmalıdır. Tabiattaki nizam ve intizam en doğru şekilde tanzim edilmiştir, bir tesadüf eseri değildir. Bu nizamı menfeatleri uğruna bozanlar da sonuçlarını gördükten sonra nedamet edeceklerdir. Canlıların ve tabiatın yapısı bozuldukça gezegenimiz yaşanmaz hale geliyor. Kıyametimizin (toplu ölümlerin) bu şekilde olma ihtimali vardır. Bitkilerde kısırlık, insanlarda kısırlığa sebep olmaktadır. Çekirdeksiz meyveler rağbettedir. Bunun sonucunda tüp bebek üniteleri artmaktadır. Arıların toplu ölümlerini kıyameti olarak düşünmeli ve ibret almalıyız. Bel ki çok sayıda dikkatimizi çekmeyen diğer türlerden de toplu ölümler vardır. Bitki ve hayvan türlerinden bazılarının nesli tehlikede veya yok olmuştur. Neden? Nükleer bombaların zararları ne kadar vahimdir? Bu zülmü nasıl alkışlayabilir veya hoş görebiliriz.Allah insaf versin !. 
Ne yiyorsanız O'sunuz sözünü hatırlayalım, ilaçları da bünyemizin bir gıda olarak algıladığını düşünerek kendi geleneksel ürünlerimize, organik tarıma ve halk hekimliğine dönmenin yollarını araştıralım. Atalarımızın tecrübelerini değerlendirmeye daha fazla mesai harcayalım. Kurtuluşumuz kendi yağımızla kavrulmakta ve kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinde yatmaktadır.